2010-01-24

Ad/SıZ III

küçük adamcıklarım var benim
boyunlarına ip bağlayıp astığım
yüzlerini hep ona benzetip
d o k u n d u ğ u m
ararım başka tuzlu tenlerde tadını
kimse bilmedi onun izbe yerlerinde saklandığımı
yanlarındayken hep ona daldım
küçük bir çağrışımdı varlığı
beni hayatın ortasında çırılçıplak bırakan
cehennemin yedinci katında yakan
küllerimden ona doğan
hey be adam söyle
hangi yüzde
hangi tende
sıfırlamalayım sevmeyi
ne zaman giymeliyim seni üstüme
ve nasıl asıp kurtulmalıyım
sen olmaktan
benliğime kavuşmak için
daha kaç adamcık...

2 yorum:

  1. Güzel duygusal bir blogunuz var.
    Hayatın şu acaipliğini anlayamadım ben.
    Tende ve ruhda büyük bir buluşma birleşme, ama...bu ama yokmu işte bu ama..sonrasını anlayamıyorum. Bu sihir, bu tılsım bu kadar varsa neden...var ama gerçekmi değil..gerçek değilse nasıl bu kadar hissedilebiliyor, nasıl bu kadar yakıyor yok ediyor, benliği ele geçiriyor... Zaman..zaman gösterecek sanırım.. Gerçekse eğer bunun kıymetini bilmeyen taraf eksik yaşayacaktır..ya da bu gerçekliği hiç anlayamadan. Olan anlayana, kıymetini bilene olacaktır.

    YanıtlaSil
  2. sanrım insanlar yaşayamadıklarını kursaklarında kalanları eksik kaldığı noksanları yazıyor ben öyle büyük büyük aşklar görmedim ne kendimde ne de yaşayanı ...

    YanıtlaSil