2009-05-24

DaLGın

Dalgın...Neye dalıyordu bilinmez, hayatın getirdiği içi boş süpriz kutular mı hayaller kurduran?Küçük adamları vardı onun masaldı her başlayan onun için ve sonu kabusla biten...Sonsuz neşesine alacakorku bulaşmış, gülümseyişindeki kara kutudan kimsenin haberi yok, o herzaman küçük ve şirin belki savunmasız ama bilmezlerki nelerle savaştı ve ağır darbeler aldı çok kan kaybetti,ölmek üzereydi kimse görmedi...




Arada bir şöyle tepeden bakardı herşeye küçümseyerek zarar vermek isterdi zararsız otçullara bile...Uzun yolculuklara çıkmak isterdi tadı damağımda kaldı adı gibi kıyısı olan şehirlere...Eli kolu bağlı zamanlarda sıkışıp kalırken anne karnında yatar gibi uzanırken yatağına, dualar süzülürdü dudağından ve sonra çok kızardı Tanrı'ya ve sonra korkardı öfkesinden...



Kararları, ya hep siyah yada beyazdı yoktu grisi...Ama kuşanırdı her rengi ve sonra uçururdu bütün renklerini gün batımında...Sorgusu çoktu hayata, aldanırdı bazen cevaplarına, bilmezdi onunla nasıl oynadığını düşüp bir yerlerini kanatıncaya kadar... Nerde düşkün görse küfür ederdi düzene,takardı kanatlarını zaman zaman akıp giderdi düşlerinde...



Dağınıktı alabildiğine bayılırdı aradıklarını keşfetmeye,biraz ordan biraz burdan çalardı ne söylediği anlaşılmayan bir melodi gibi...Gözlerinde saklıydı masumiyeti, yaşardı bir bir hayallerini gözlerinin daldığı yerde... Yüzünü biraz karanlığa dönüverse dökülüverirdi bütün incileri, sonra savururdu etrafına bir bir ışık olup yüzüne yansırdı beyazlığı...

Gidenlerin yokluğunu içinde alıştırıyordu bir bir yüzüne vurmasın, daha fazla dağıtıp dökmesinler etrafını diye...Aslında faili meçhul cinayetleri vardı onun, ruhlar peşinde aranıyordu yüzünü dökmeye ölesiye korkuyordu. Herkesin içinde biriydi.Kaosa yakın hayatının dağınıklığında yaşıyordu.İntihara meyilli düşüncelerin salıncağında sallanırken yaşayabileceği güzel günlere sığınıyordu.



Hayat ona güzel günlerin ezgisini çalıyordu ve o yine aldanırken tatlı nağmelere kimbilir yine neresinden yakalayıp darmadağın edicekti hayatını...

2 yorum:

  1. derinlik korkusu olmaksızın dalıp gitmek ve bir gün herşeyi unutup pembe hayallerle uyandığında su yüzüne çıkan umutların birer birer düş kırıklıklarına dönerken amansız bir vurgun yemek hayattan... yine yenil...

    YanıtlaSil