2009-05-27

Elime defalarca bu kalemi alıp öylece tıkanıp kalıyorum.ßir türlü bir araya gelmek istemiyor sanki kelimeler...Hayatımdaki herşey gibi sizde mi kördüğüm oldunuz yoksa bana düşman mı?Her nefes alışımız bir yaşam ve bunlarda sözlerin armonisi öyle ya görmesini bilene değil mi?





Yazı yazmak aynaya bakmak gibi yalnız karşıdaki görüntü ilk hiçbir şeye benzemiyor adeta bir puzzle gibi...Doğru kelimeleri seç ve görüntü netleşsin ve bakmaktan zevk alasın yoksa görüntüler birbirinden kopuk biçimsiz ve anlamsız bir hal alır ve sonrada öylece sadece öylece kalır. Kalemi kağıtla buluşturan onların muhteşem dansına seyirci kalmak mı yoksa dans eden mi olmak istersin?Hayır tabiki ikiside değil elbetteki o bütünlüğü sağlamak ...Onların kareografisini her bir adımını yöneten, gökkuşağın yedi rengini buluşturan ben olmalıyım. Anlamsız sıradan herbir kelimeyi bir araya getirip derinlere akıp bütün gölcükleri, ırmakları önce denizle buluşturup sonra okyanusa kavuşturmalıyım.





Sanki birşeyleri bulup bulup sonra kaybediyorum ve ben hep her defasında bir labirentin içinde kayboluyorum.Yoruluyorum...İhtiyacım olan ne bilmiyorum ve çıkış yolunu bulamıyorum.Uçmak ve hafilemek istiyorum, üzerimde bu harfler ve cümleler ağırlık yapmışlar.ßelki de hepsi söylenmesi gereken kişilere söylenmemiş ve bende öylece işte asılı kalmış.





Ağacımın dallarında ağırlık yapıyorsunuz ve ben artık kırılmak istemiyorum. Kanatlarımı kırmayın bırakın uçayım ya da bir ağaç gibi kök salmama izin verin ve nolur kolumu bacağımı kesmeyin yaşayabileyim ve ellerimi özgür bırakın, bırakın ki nefes alabileyim.

2 yorum:

  1. kalemle kağıdı, fırçayla tual gibi, kadın ve erkek gibi, çiçek ve kelebek gibi birleştirmek ve ışığa prizma olup yansıtmak yedirengi... öte yanda ise korkular... kırılacak dalım mı kalmış

    YanıtlaSil
  2. ışığın yansıması ve sonra kırılması ...

    YanıtlaSil